Türkiye-Suriye görüşmesi: Çekilme yok, Misak-ı Milli’de ısrar var

img
RIHA - Ankara-Şam görüşmelerinin perde arkasını irdeleyen gazeteci Zeynep Boran, “Suriye’nin toprak bütünlüğü veya işgal bölgelerinden çekilme yok. Aksine sadece Kürt soykırımı ve Misak-ı Milli’deki ısrar var" dedi. 
 
Türkiye'nin Kuzey ve Doğu Suriye'ye 20 Kasım’da başlattığı saldırıların üzerinden 2 ay geçti. Silahlı İnsansız Hava Araçları (SİHA) ve top atışlarıyla saldırılar devam ederken, Rusya garantörlüğünde Ankara ve Şam 11 yıl sonra ilk kez bir araya geldi. 28 Aralık 2022'de Moskova'da Türk Savunma Bakanı Hulusi Akar ve Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı Hakan Fidan, Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu ve Suriye Savunma Bakanı Ali Mahmud Abbas, bir görüşme gerçekleştirdi. Bu görüşmelerin ardından bölgedeki paramiliter grupların rejim üslerine yönelik saldırıları başladı. Türkiye'nin kontrolündeki Suriye kentlerinde halk sokağa dökülürken, Suriye Cumhurbaşkanı Beşar Esad, “Türkiye işgal ettiği alanlardan çıkmadan görüşme olmaz" açıklaması yaptı. Şubat ayında ise 2 ülkenin Dış İşleri Bakanı, Rusya garantörlüğünde görüşme yapılacağını belirtti. 
 
Türkiye-Suriye görüşmelerinin perde arkasını irdeleyen gazeteci Zeynep Boran, görüşmelerin bölgeye yansımalarına dair sorularımızı yanıtladı. 
 
Rejim ile Türkiye 11 yıl sonra yeniden görüşmeye başladı. Tam bu sırada da Türkiye'ye bağlı Ehrar El-Şam başta olmak üzere diğer grupların saldırıları başladı. Bunu nasıl yorumlamak lazım? 
 
Suriye iç savaşının başlamasından bu yana Türk devleti ile Şam hükümeti arasında ilk üst düzey diplomatik görüşmeler, Rusya arabuluculuğunda gerçekleşti. Bu gelişmeler, yandaş medya ve bazı dış basın kaynaklarında olumlu bir gelişmeymiş gibi lanse edildi. Savunma Bakanı Akar, yaptığı açıklamalarda, görüşmelerin olumlu geçtiğini ve bir sonraki görüşmeler için yeni adımlar atılacağını belirtmişti. Aynı şekilde Suriye'de yayın yapan Şam rejimine yakın El Vatan gazetesi, Moskova'daki görüşmelerde Türk askerlerinin Suriye'nin kuzeyindeki topraklardan çekilmesi konusunda uzlaşmaya varıldığını iddia etmişti. Fakat sonrasında Esad ve Dışişleri Bakanı Faysal Mikdad, İran Dışişleri Bakanı Hisên Emir Abdullahiyan’la yaptığı görüşmede, Türkiye ile ilişkilerinin normale dönmesinin şartının Suriye topraklarından çıkması olduğunu söyledi. Aynı şekilde Heyet Tahrir El Şam (HTŞ) lideri Ebu Muhammed El Cevlani, video kaydıyla Rusya, Türkiye ve Suriye arasındaki üçlü görüşmeleri “Suriye devriminin hedeflerinden ciddi bir sapma” olarak değerlendirdi. Ayrıca Şam'la normalleşme çabalarını, rejimin Suriyelilere karşı işlediği çok sayıda ihlalin “ödüllendirilmesi” olarak niteleyen HTŞ lideri, “katil” dediği kişilerin yanında durmayı reddettiklerini vurguladı. 
 
Bu görüşmelerin sahaya yansımaları neler oluyor? 
 
 
 HTŞ’nin böylesi bir zamanda Şam hükümet güçlerine yönelik saldırılarını arttırması, Türk devletinin havuç-sopa politikasının yansımasıdır. 
 
Bir yandan görüşme trafiği askeri ve istihbari boyutta devam ederken, diğer yandan da Suriye’nin kuzeyindeki gelişmeler, son günlerde rejimin müzakereleri ilerletme şartlarına ilişkin karşılıklı açıklamalar, Ankara ile Şam arasındaki ilişkileri normalleştirme sürecinde tavırlar, ayrışmayı yansıtıyor. Bu çerçevede Türk devleti, bir kez daha Halep’te kontrol ettiği bölgelere takviye göndermeyi sürdürdü. Ayrıca İdlib’deki çatışmasızlık alanları içerisinde, Zaviye Dağı’na bağlı Balyun kasabasındaki kuvvetleri için bir üssün yakınında bir helikopter pisti kurdu. Eş zamanlı olarak HTŞ’nin Suriye’nin kuzeyindeki hareketliliği bir üst aşamaya çıktı. Edindiğimiz bilgilere göre Moskova görüşmesinden hemen sonra HTŞ lideri Ebu Muhhammed El Cevlani, Efrîn merkezine gitti. Burada Suriye ve Türkiye arasındaki görüşmelere karşı olan Ehrar El Şam çete grubuyla bir araya geldi. Ehrar El Şam çete grubu da, Türk devleti ve Şam hükümeti arasında yapılan bu görüşmelere karşı olduğunu, Suriye hükümetiyle "uzlaşmayı düşünmediğini" açık bir şekilde ortaya koymuştu. 
 
Sahadaki bu siyasi hareketliliğin yanında HTŞ çeteleri ay başından beri Şam hükümetinin Lazkiye'nin kuzeyinde, Halep'in batısında ve İdlib taraflarındaki birçok noktasına saldırılarını arttırdı. Ocak ayının başından bu yana çıkan çatışmalarda Şam hükümet güçlerinin 17 askeri öldürülürken, 6 askeri ise yaralandı. HTŞ’nin böylesi bir zamanda Şam hükümet güçlerine yönelik saldırılarını arttırması, Türk devletinin havuç-sopa politikasının yansımasıdır. Şam hükümetine masada kabul ettiremediği kararları, HTŞ eliyle sahada askeri saldırıları arttırarak kabul ettirmek istiyor. Buna ek olarak, Türk devletinin güdümündeki çete grupları arasındaki anlaşmazlıklardan yararlanarak bölgedeki hakimiyetini güçlendirmeye çalışmaktadır.
 
 Türkiye'ye bağlı gruplar bu görüşmelere nasıl bakıyor?
 
Son dönemde Türk devleti ile Şam hükümeti arasındaki yakınlaşma adımlarıyla beraber, Suriye’nin kuzeybatı bölgelerindeki çete grupları, İdlib ve Halep kırsalında muhaliflerin kontrolündeki tüm şehir ve kasabalarda, Türk devletinin Şam hükümetine yönelik son tutumunu ve onunla yakınlaşmasını kınamak için kitlesel halk gösterileri düzenleme çağrısında bulundu. İdlib, Cisr eş-Şuğur, Eriha, Binniş, Maarat Misrin, Haram, Salkin, Sarmada, el-Bab, Cerablus, Azez, Suran, Mare, Ahterin, Afrin, Cinderes, Çobanbey, Atarib ve kuzeydeki diğer kasabalara ek olarak İdlib vilayetinde birçok kasabada ve Halep kırsalında, Cuma günü “Öleceğiz ancak Esed ile barışmayacağız” başlığı altında onlarca protesto gösterisi düzenlendi. İdlib bölgelerinde ve Halep kırsalındaki cami vaizlerinde, Suriyeliler ile Şam hükümeti arasında uzlaşmaya yol açacak uluslararası ve bölgesel girişimlere boyun eğmeme veya sessiz kalmama çağrısında bulunuldu. Gösterilerde, Türk devletinin Suriye muhalif grupları ve Suriye halkıyla yaptığı anlaşma ve dayanışmadan vazgeçme hakkına sahip olduğuna vurgu yapılsa da, “Bizlerle Suriye rejimi arasında bir uzlaşmayı dayatma veya Türkiye’deki Suriyeli mültecilerde dahil olmak üzere, Suriye konusunu Türk tarafların seçim öncesi kendi aralarında yatırım yaptıkları bir kart olarak kullanma hakları yoktur” açıklamalarında bulunuldu. 
 
Türkiye rejim ile uzlaşıp Suriye topraklarına yönelik yeni bir saldırı başlatabilir mi? 
 
 
 Rusya'nın Ukrayna ile yaşadığı savaşta içine girmiş olduğu çıkmaz, İran rejiminin Suriye’deki konumunu güçlendirdi. Yapılan görüşmelere şüpheyle yaklaşan İran rejimi, özellikle Suriye içindeki etkisinin zayıflaması konusunda kaygı yaşamakta. 
 
Suriye sahasındaki mevcut konjonktür, İran’ın bölgedeki nüfuzu ve Suriye iç savaşından bu yana Türk devletinin eğitip finanse ettiği çete gruplarının pozisyonu, Türk devletinin Suriye rejimiyle uzlaşıp Özerk yönetimin denetimindeki topraklara saldırmasını uzak bir ihtimal olarak gösteriyor. Bunun yanında Şam hükümetinin askeri gücü böyle bir saldırıyı başlatabilecek potansiyele sahip olmamakla beraber, özerk yönetime yönelik lokal saldırılar yapma ihtimali de mevcut. Şam hükümeti ve Türk devleti arasındaki görüşme trafiğinin başlamasından bu yana Şam hükümetinin Türk devletine özerk yönetim bölgelerine dair istihbari paylaşımlarda bulunduğu bilinmektedir. Şam hükümetinin en önemli müttefiklerinden olan İran, yaşanan gelişmeleri kendi lehine çevirmek için harekete geçti. İran rejimi her ne kadar bu üçlü görüşmelerin dışında kalıyor gibi görünse de, Şam üzerinde çıkarları ve siyasi nüfuzu var. Geçtiğimiz birkaç yılda İran ve ona bağlı milisler, Suriye çölünün geniş kesimlerini kontrol altına aldı, nüfuzlarını Halep'in kuzeyine ve doğusuna genişletti ve batı Dera Zor Valiliği'ni bir beylik olarak etkili bir şekilde yönetti. Rusya'nın Ukrayna ile yaşadığı savaşta içine girmiş olduğu çıkmaz, İran rejiminin Suriye’deki konumunu güçlendirdi. Yapılan görüşmelere şüpheyle yaklaşan İran rejimi, özellikle Suriye içindeki etkisinin zayıflaması konusunda kaygı yaşamakta. Bu nedenle İran'ın Suriye'deki nüfuzundan taviz vermeyeceğini söylemek mümkün. 
 
Rejimin buna yaklaşımı nasıl olur, Rusya neden bu görüşmeleri destekliyor?
 
Kendi denetimindeki bölgelerde derin bir ekonomik kriz yaşayan Şam hükümeti, girdiği kaos ortamından kurtulmak ve yine Kuzey Suriye’deki hakimiyetini güçlendirmek için Türk devletinin teklifine sıcak bakabilir. Ancak Moskova görüşmelerinde olduğu gibi masada Türkiye’nin Suriye’den çıkma ve terör örgütlerinden desteğini çekme şartlarını dayatması bu çabaları sonuçsuz bırakacaktır. Aynı zamanda bu görüşmelerle Ruslar ve Şam hükümeti, Minbiç, Til Rifat gibi bölgeleri de içine alan bölgelerin kendilerine teslim edilmesi için Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi üzerinde baskı kuruyor. Bu amaçla da Türk devletinin Kobanê'ye saldırmasına yol vereceğini söylemek mümkün. Bu durumda Türk devletinin Kobanê'ye saldırı tehlikesi artıyor. Özellikle Ukrayna savaşında hedeflediği sonucu elde edemeyen Rusya, NATO’ya karşı Türk devletini kendi safına çekmek, aynı zamanda Türkiye'nin konumundan yararlanarak batıya mal sevkiyatını devam ettirmek istiyor.  
 
 
 Rusya-Türkiye-Suriye üçlüsünün denetiminde Halep-Lazqiye M4 uluslararası yolunun açılması için hazırlıklara başlandı. Rusya'nın Suriye'ye müdahalesi çerçevesinde, Suriye krizinin başka bir aşamaya geçtiği görülüyor.
 
Bu nedenle Rusya, Suriye konusunda da salt çıkarlarına göre hareket etmektedir. Rusya bundan dolayı Türk devletinin Efrîn’i işgaline ve daha sonraki işgal saldırılarına yeşil ışık yaktı. Suriye’nin çeşitli yerlerindeki Türk devletiyle bağlantılı çetelerin, özellikle İdlib’de yeniden konumlandırılmasında rol oynadı. Bunları yaparken de Türk devletini adım adım Şam hükümetine yakınlaştırma politikası yürüttü. Bu politikalarını 11 yıldan sonra Türk devleti ve Şam hükümeti arasında ilk üst düzey görüşmeyle bugünkü bilinen aşamaya getirdi. Siyasi ve diplomatik görüşmelerin zeminini hazırlayan Rusya, eş zamanlı olarak sahadaki askeri varlığını da arttırdı. Edindiğimiz bilgilere göre Rus güçleri, Süheyl El Hasan'a bağlı 25'inci Tümen'e mensup askerlerini daha önce İran kontrolündeki Minbic Bölgesi'ne bağlı İdlib kırsalı, Meskena ve Khafsa bölgesine gönderdi. Rus güçlerinin bu bölgelere konuşlandırılması Rusya-İran anlaşması anlamına geliyor. Son olarak da bu hafta içinde yapılan görüşmeler çerçevesinde, Rusya-Türkiye-Suriye üçlüsünün denetiminde Halep-Lazqiye M4 uluslararası yolunun açılması için hazırlıklara başlandı. Rusya'nın Suriye'ye müdahalesi çerçevesinde, Suriye krizinin başka bir aşamaya geçtiği görülüyor.
 
ABD’nin görüşmeler karşısında tutumu nasıl olur?
 
Türkiye, Suriye ve Rusya arasında üçlü görüşmelere ilişkin ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, "Devletleri, Esed rejiminin son on yılda Suriye halkına uyguladığı zulmü ve rejimin, Suriye halkının hayat kurtarıcı insani yardıma ve güvenliğe erişimini engellemeye devam etmesini dikkatle değerlendirmeye çağırıyoruz" dedi. Yine bu görüşmelere olumlu bakmayan ABD’nin temel stratejik hedefleri olarak Suriye’nin bölgede İsrail’e bir tehdit olmaktan çıkarılması, Rusya’nın müttefiki Suriye krizine yönelik çözüm planının hayata geçirilmesinin mümkün olduğunca zorlaştırılması, İran’ın Ortadoğu’daki etkisinin sınırlandırılması hususlarıdır. Yine Suriye üzerinden Rusya’nın bölgede hâkim olabilme potansiyeline karşı varlığını sürekli hissettirerek, Suriye konusunda etkin olmaktadır. ABD ve Uluslararası Koalisyon da son zamanlarda hareketliliğini arttırdı. ABD heyeti bölgeyi ziyaret ederek Türk devleti ve Rusya’ya uyarı mesajı gönderdi. Buna rağmen Rusya’nın ara buluculuğuyla Moskova’da en son yapılan 3’lü zirveyle beraber saldırı tehditlerini yineleyen Türk devleti, sınır hattı boyunca havadan ve karadan saldırılarını kesintisiz devam ettirmektedir. 
 
ABD Savunma Bakanlığı Sözcüsü Tuğgeneral Patrick Ryder, ABD’nin Suriye’nin kuzeyinde herhangi bir askeri operasyonu desteklemediğini yineledi. Ryder, herhangi bir kara saldırısının bölgeyi daha da istikrarsızlaştıracağını ve DAİŞ’i hezimete uğratma görevini etkileyeceğini yineledi. ABD, Türk devletinin Özerk Yönetim denetimindeki bölgelere yönelik saldırı tehditlerine karşı birçok kez bu minvalde açıklamalarda bulunsa da, NATO üyesi Türk devletinin “kara harekatlarıyla” alan kazanmasına da şu ana kadar stratejik düzlemde karşı çıkmayıp, bu durumda kendi çıkarlarını esas almıştır. 
 
Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi bu görüşmeleri nasıl ele alıyor. Sonuçları ne olur?
 
 
 Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi kimseyi düşmanlaştırmadan ama kendisine düşmanlık ilan edip yok etmeye çalışanlara karşı direnerek Suriye’nin toprak bütünlüğü içinde demokratik bir Suriye mücadelesi yürütüyor. 
 
Ankara ve Şam arasında yakınlaşma sağlama amaçlı Rusya çabaları hakkında, Demokratik Suriye Güçleri (QSD) Komutanı Mazlum Abdi, “Rusya, Suriye’deki sorunları Türkiye ve Suriye rejimi arasında müzakere yolu açarak çözmeye çalışıyor. Bu tür girişimlerin başarılı olabileceğini düşünmüyorum” dedi. Rejimin, başta Türk güçlerinin Suriye’nin kuzeyinden geri çekilmesi ve Ankara’nın muhalif gruplara desteğinin kesilmesi şartlarından vazgeçmeyeceğine dikkat çeken Abdi, “Rejim, Türkiye’nin Suriye Özerk Yönetimi’ne karşı mücadelede işbirliği yapma taleplerine de, bunu yapacak imkanlarının olmaması ve koşulların bu tür planlar için elverişli olmaması nedeniyle yanıt vermeyecek” dedi. Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi Dış İlişkiler Sorumlusu Bedran Çiya Kurd, Suriye taraflarına krize son verilerek barış ve huzurun gelmesi için ciddi görüşmelerin başlatılması çağrısında bulundu. İşte bu gerçeklik içinde Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi kimseyi düşmanlaştırmadan ama kendisine düşmanlık ilan edip yok etmeye çalışanlara karşı direnerek, Suriye’nin toprak bütünlüğü içinde demokratik bir Suriye mücadelesi yürütüyor. Bu bağlamda Özerk Yönetim ilişki ve ittifaklarında demokratik değerlere saygılı, eşit yurttaşlık ilişkilerine dayalı bir sistem oluşturmak için kalıcı bir statü güvencesi bekliyor. Daha önce de Suriye’de kaos ve krizi çözümlemek için yapılan Astana görüşmeleri, Tahran zirvesi ve Adana mutabakatını yeniden hayata geçirme adımları sonuçsuz kalmış, mevcut kaos durumunu daha da çıkılmaz hale getirmişti. Ortadoğu’yu özelde de Suriye’yi kendileri için bir oyun sahası olarak gören hegemon güçler çıkarlarını esas alırken, bölge halkları açısından ele alınırsa halkın payına düşecek olan sıfırdır.
 
Ayrıca Rusya, İran ve Türk devletinin bu yakınlaşmayı tamamlamaya çalışmasına rağmen, önlerinde birçok engel var. Türk devleti hiçbir taviz vermeden ve sadece mültecilerin dönüşünden bahsederek Şam ile bu anlaşmayı sürdürmek istiyor. Bu konuyu seçimlerde kullanmak istiyor. Erdoğan’ın seçimlerden sonra bundan vazgeçme ihtimali de oldukça yüksek. Türk devletinin asıl amacını geçtiğimiz hafta Erdoğan’ın danışmanı Yasin Aktay, “Halep'te durum düzeltilirse, Türkiye Suriye rejimiyle anlaşırsa - ki bence Türkiye'nin talep etmesi gereken şey budur - Halep Türkiye'nin kontrolüne verilmeli" sözleriyle aktardı. Kısacası sadece Aktay’ın değerlendirmesine bile bakacak olursak, Türk devletinin gerçek niyetini okumak mümkün. Bu niyet de, Rusya’nın ısrarla belirttiği ya da Esad’ın talep ettiği Suriye’nin toprak bütünlüğü veya işgal bölgelerinden çekilme yok. Aksine sadece Kürtlerin soykırımdan geçirilmesi temelinde Misak-ı Milli’deki ısrar var.
 
MA / Müjdat Can
 

Diğer başlıklar

20:46 Kepçe kiralayan halk cenazelerini çıkarıyor
20:41 Kurdistan Bölgesi Hükümeti yardım kampanyası başlattı
20:35 Avukat Hesen, ödülünü Abdullah Öcalan’a armağan etti
20:32 Gazetecilere 'Buraya neden geldiniz?' sorusu
19:55 Enkaz 3 gün sonra ortaya çıktı: Yardımlar izne tabii!
19:44 Depremzede yakınları e-Nabız’dan bilgi alabilecek
19:28 Deprem bölgesindeki HDP'li vekillerden bakanlıklara çağrı
19:24 Trafiğin kilitlendiği Nurdağı’nda ambulanslar çıkamıyor
19:15 Avşar Otel enkazından 6 kişi çıkarıldı: AKP’ye oy verdik şimdi neredeler!
19:07 Sanal medyada bant daraltmaya tepki: Sansürdür
18:47 Erdoğan'dan ‘deprem bölgesinde devlet yok’ diyenlere hakaret
18:38 Amed’den Semsûr ve Bazarcix’a erzak yardımı
18:35 Depremde can kaybı 9 bin 57’ye yükseldi
18:29 Akar Apartmanı’ndan 2 kişi daha sağ çıkarıldı
18:14 NetBlock: Türkiye’de Twitter kısıtlandı
18:12 Siyaset Bilimci Koç serbest bırakıldı
18:10 Silopiya Belediyesi Mereş’e aş evi gönderdi
18:01 3 gündür enkaz altında olan 2 kadın kurtarıldı
18:00 BM önündeki eylemde depreme dair dayanışma çağrısı
17:55 HDP Amed’de tüm kadrolarıyla depremzedelerle
17:36 Cenazeler gömülüyor, devletin haberi yok
17:35 Unutulan kent Nurdağı: Ne kent var ne kimse
17:32 Adana'da hastaneler yaralılara yetişemiyor
17:31 Tepki gösterilen Ulaştırma Bakanı bölgeyi terk etti
17:30 Semsûr’da 5 kişi enkazdan sağ çıkarıldı
17:23 HDP’den depremzedeler için kampanya
17:22 Deprem bölgesindeki gazetecilerin engellenmesine tepki
17:17 TTB Merkez Konseyi üyelerinin duruşması ertelendi
17:11 Deprem yardımına 'polis kontrolü' şartı
17:10 Depremde yaşamını yitirenler Gever’de defnedildi
17:04 Kürkçüler Cezaevi'nde çatlaklıklar oluştu
17:04 TMMOB Amed İKK’den meslektaşlarına çağrı
16:59 Enkazı görüntüleyen gazeteciler gözaltına alındı
16:49 İzmir'de 'Bir Kira Bir Yuva' kampanyası
16:38 Gazeteci Candemir hakkında yeni soruşturma
16:33 Depremzede yakını: Ekipler yetersiz, yandaş medya gerçeği söylemiyor
16:23 Kimliği tespit edilmeyen cenazeler 24 saat sonra defnedilecek
16:19 Depremde 10 doktor hayatını kaybetti
16:14 Sancar: Rant, yolsuzluk düzeni insanlarımızın üzerine çökmüştür
16:13 Depremde yaşamını yitiren 10 kişilik Wanlı aile defnedildi
16:12 Mereş’te 4 yakını enkaz altında: Ülkem dünyanın her yerinde ancak burada değil
16:02 Amedspor 3 bin depremzedeye 24 saat hizmet veriyor
15:31 Serhat’tan deprem bölgeleriyle dayanışma seferberliği
15:31 Bozdağ Galeria İş Merkezi önünde: Yavaşlık teknik bir yöntem!
15:14 'Abdullah Öcalan ve diğer tutuklular deprem bölgesindeki aileleriyle görüştürülsün'
14:34 Üçüncü günde deprem bölgesine giden Erdoğan: 10 bin TL dağıtacağız
14:32 Emek ve Özgürlük İttifakı: OHAL değil, toplumsal seferberlik
14:19 Semsûr’da cenazeler ve yaralılar hastane koridorlarında bekletiliyor
14:16 800 sağlıkçı deprem bölgesine gitmek için İTO’ya başvurdu
14:07 Sancar yaralıları ziyaret etti: Durum oldukça vahim
13:54 OHAL kararı Meclis’e sunuldu
13:53 Tuvalet ve sıcak yemek yok, 15 kişiye bir battaniye veriliyor
13:52 Maraş cezaevi boşaltıldı
13:51 Şirnex’ten Semsûr’a yardım
13:50 Ekoloji örgütleri: OHAL deprem felaketini fırsata çevirme hamlesi
13:46 Mereş, Semsûr, Meletî ve Dîlok’ta son durum
13:32 Deprem vergileri 5’li çeteye yedirildi
13:31 Mereş'te 3 torununu kaybetti: Cenazeleri kendimiz çıkarıyoruz
13:20 Rihalılardan tepki: Belediye yardım etmiyor
13:07 Deprem uzmanı Karabulut: Bu katliamın sorumlusu iktidardır
13:01 Amed'ten 60 mühendis ve 300 kişilik gönüllü ekip Mereş ve Semsûr'a gitti
12:43 Havuz medyası da AKP'yi enkazdan kurtaramadı!
12:25 Bakanlığın barınma alanı gösterdiği öğrenci yurdu hasarlı
12:20 Can kaybı 7 bin 108'e yükseldi
12:19 Amed’te enkaz altında kalanların sayısı bilinmiyor
12:17 Semsûr’a yardımlar ulaşmaya başladı
12:11 'Enkazı kazıyoruz, yardım istiyoruz, bekleyin diyorlar'
12:03 Günay: Şimdi dayanışma zamanı
12:00 DSÖ ‘3’üncü Seviye Acil Durum’ ilan etti
11:59 Suriye'de 2 bin 500'den fazla can kaybı
11:57 Hatay'ın ilçelerinde de yıkım büyük
11:53 Temiz Hava Hakkı Platformu’ndan ‘depremde ikinci afet’ uyarısı
11:43 Elbistan’dan MA'yı aradı: Kentin tamamı yıkıldı, enkazdan canlı tek kişi bile çıkaramadık
11:36 Serhat’ta 2 bin 368 köy ve mezra yolu kapandı
11:34 İslahiye’de ekipler az, yurttaşlar enkazların başında bekliyor
11:21 AFAD: Can kaybı 6 bin 957’ye yükseldi
10:58 Bazarcix'ta dayanışma zamanı
10:57 Semsûr'da depremzedeler valiliğe yürüdü
10:33 Enkaz altından 'yaşıyoruz' mesajı atıldı ama kurtarma ekibi yok!
10:32 JMO Başkanı Önalan: Önlem alınsaydı bu kadar yıkıcı olmazdı
10:13 HDP’den deprem bölgesine 30 TIR gıda yardımı
10:11 Can kaybı 6 bin 234'e yükseldi
10:11 ABD’den 161 kişilik ekip deprem bölgesine gidiyor
10:04 Yarısı yıkılan İslahiye: Ekmek ve su arıyoruz, bulamıyoruz!
09:55 Botan’da ‘deprem’ seferberliği: Şimdi dayanışma zamanı
09:40 Enkazdan yakınlarının çıkarılmasını bekliyorlar: Adıyaman'ın A'sı kalmadı
09:27 HDP yardımları Meletî’ye ulaştı
09:05 Halkın deprem vergileri nereye gitti?
09:00 08 ŞUBAT 2023 GÜNDEMİ
08:59 Depremin üçüncü günü: Depremzedeler için seferberlik CANLI BLOG
08:49 Bazarcixli depremzede: Güneş ne zaman doğacak?
03:20 Riha’da yaşamını yitirenlerin sayısı 95’e yükseldi
01:44 Saatler sonra enkaz altından çıkarıldılar
01:12 Kılıçdaroğlu: Bu sürecin başlıca sorumlusu Erdoğan'dır
01:12 OHAL kararı Resmi Gazete'de
01:09 Adana Havalimanı'nda izdiham
01:00 51 yaralı İstanbul'a sevk edildi
00:32 HDK Hatay yolunda: Yaralarımızı birlikte saracağız
00:04 Semsûr’da yaşamını yitirenler hastane koridorunda bekletiliyor
07/02/2023
23:20 Riha’da 6 yaşındaki Mustafa kurtarılmayı bekliyor
22:33 Meclis 9 Şubat'ta OHAL'i görüşecek
22:25 Altılı Masa’nın 13 Şubat’taki toplantısı ertelendi
22:14 Bazarcix'ta enkazlarda yaşam belirtisi aranıyor
22:08 Erdoğan OHAL ilanından sonra deprem bölgesine gidiyor
21:41 90 yaşındaki Elif Ana 2 gündür enkazın altında
21:35 ODTÜ öğrencilerinden deprem için arayüz
20:47 Hataylı yurttaşlar: Ölümüz de dirimiz de enkaz altında
20:01 Yaşamını yitirenlerin sayısı 5 bin 894’e yükseldi
19:48 OHAL ilan edilmesine sanal medyadan tepki
19:45 HDP, Marmara ve Ege'de depremzedeler için seferber oldu
19:36 Buldan'dan Semsûr’daki depremzedelere ziyaret
19:05 TGC: Enkaz altında gazeteciler de var
18:58 Hasarlı Selahattin Eyyubi Hastanesi’ne yaralı nakli yapılıyor
18:51 Sancar Hatay'da: Devlet yok, yıkım var
18:43 Êlih ve Sêrt’ten deprem bölgesine yardımlar yola çıktı
18:36 Maraş Cezaevi’ndeki tutuklular nakil talebinde bulundu
18:32 Amed Barosu bağış kampanyası başlattı
18:28 HDP heyeti İslahiye'de: Enkazın altında kalan AKP-MHP’dir
18:20 Kobanê Davası ertelendi
18:10 OHAL ardından gazetecilere soruşturma
18:08 Yardımlara OHAL engeli!
18:04 'Devlet halkın sorunlarını çözmek için değil, güvenliği için OHAL ilan etti
17:52 Semsûr’de bir genç 37 saat sonra sağ çıkarıldı
17:44 Colemêrg halkından dayanışma ruhu
17:40 Kadın tutuklulardan depremzedelerle dayanışma
17:36 5 siyasi partiden ortak deprem bildirisi
17:30 MED TUHAD-FED’den tutuklular için çağrı: Adalet Bakanlığı sorumluluk almalı
17:27 Deprem bölgelerine ulaşımda son durum
17:15 Semsûr’da bölgeye ulaşan ekipler yetersiz
17:10 HDP Deprem Kriz Koordinasyonu: Halkımızı seferberliğe çağırıyoruz
17:08 Tayip Temel: İktidar OHAL ile felaketi fırsata çevirmeye çalışıyor
16:57 OHAL'in ilk icraatı: Gazeteciye engel, depremzedeye gözaltı tehdidi
16:55 Olağanüstü Hal ne anlama geliyor?
16:54 Şenyaşarlar nöbete ara verdi: Yardım çalışmalarına katılacağız
16:53 UNESCO'dan depremden etkilenen tarihi yapılarla ilgili açıklama
16:33 İzmir'de 3 kişi tutuklandı
16:31 Enkaz altında kalan AKP Milletvekili Taş hayatını kaybetti
16:08 HDP milletvekilleri deprem bölgesinde
16:07 Şehba için ‘ambargoyu kaldırın’ çağrısı!
16:06 Barış Anneleri'nin duruşması ertelendi
16:05 Oteller depremzedeler için kapılarını açtı!
16:04 Hatay, Osmaniye ve Îslahiye’deki yaralılar Mersin'e sevk edildi
16:00 Işık Apartmanı’nda arama kurtarma çalışmaları iş makinalarıyla yürütülüyor
15:55 Sergolan'da son durum: 36 saat sonra ekip enkaz başında
15:46 Gazeteci Volkan Pekal gözaltına alındı
15:37 Semsûr'da halk yürüdü: Vali sırıtarak yanıt verdi
15:24 Amed halkı dayanışmayı kendisi örüyor
15:04 Deprem bölgesi 10 ilde OHAL ilan edildi
14:37 Amed’te yaralananların isim listesi
14:33 HDP Amed Kriz Masası'ndan açıklama