Koçyiğit: 'Eğitimde iş birliği protokolü' yasaya aykırı

img
ANKARA - HDP Eğitim Komisyonu Eş Sözcüsü ve Yeşil Sol Parti Kars Milletvekili Gülistan Kılıç Koçiğit, milli eğitim il müdürlükleri ve müftülükler arasında imzalanan “Eğitimde iş birliği protokolü”nün yasaya aykırı aykırı olduğunu ifade etti.
 
Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eğitim Komisyonu Eş Sözcüsü ve Yeşil Sol Parti Kars Milletvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, okullarda “Eğitimde iş birliği protokolü” adı altında din görevlilerinin görevlendirilmesine ilişkin yazılı açıklama yayımladı. Açılamada, iktidarın Parlamento ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin hemen ardından gerçekleştirdiği icraatların eğitim alanında olduğuna ve çocukları hedef aldığına dikkat çekilerek, şunlara yer verildi: “Açıkça görülmektedir ki, Diyanet İşleri Başkanlığı ‘manevi danışman’ adı altında vaiz, imam hatip, Kur’an kursu öğreticisi gibi görevlileri okullarda görevlendirmektedir. Bunu sağlayan Protokol’de geçen ‘Öğrencilere milli, manevi, ahlaki, insani ve kültürel değerlerimizin benimsetilmesi amacıyla tüm lise, ortaokul, ilkokul ve anaokulları ile il merkezi ve ilçelerde bulunan tüm cami ve Kur’an kurslarında uygulanacak’ ifadesi hem çocuk odaklı hak temelli çalışma yaklaşımından hem de eğitimin temel gereklerinden uzaktır. Uygulama açıkça anayasaya ve yürürlükte olan yasalara da aykırıdır. Ayrıca, Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık mesleği etik ilkelerinin çiğnenmesi tehlikesi oluşmaktadır. Mesleki etik ilkelerin çiğnenmesi aynı zamanda belirli meslek alanlarına özgü lisans düzeyindeki bilimsel temelli eğitimleri de gereksiz kılacaktır. Bu da mesleğin bilimsel temellere dayalı olarak yürütülmesini olanaksızlaştırır.”
 
ÇOCUK HAKLARI SÖZLEŞMESİNE AYKIRI
 
Evrensel Çocuk Hakları Sözleşmesinin 14’üncü maddesine dikkat çekilen açıklamada, “18 yaşını doldurmamış olan çocuklara ailelerinin kendi inançlarını öğretme hakları bulunmaktadır. Devletin, ailenin ve tüm yetişkinlerin çocuklara karşı sorumluluğu çocukların hak ve özgürlükleriyle bir bütün olarak yaşamalarının koşulları ile din ve inanç konusunda düşünce ve ifade özgürlüğünün sağlanmasıdır. Devletin sorumluluğunda olan ve eğitime devamı etkileyen barınma, ulaşım, beslenme, ısınma ve kırtasiye ve diğer eğitim giderlerinin karşılanması gibi çok temel hak ve ihtiyaçların sağlanmamasından dolayı okula devam oranlarının düşmesi, terk oranlarının artması gibi sorunları çözmekten aciz iktidar, binlerce atanmayı bekleyen öğretmeni ve okul psikolojik danışmanını okullara atamazken Diyanet İşleri personelini okullarda görevlendirmektedir” denildi. 
 
‘EĞİTİM ANADİLDE, ÖZGÜRLÜKÇÜ VE LAİK İÇERİKTE YAPILANDIRILMALI’
 
Açıklamada, eğitim politikalarının ve uygulamalarının tamamı çocuğun yüksek yararı ve eşitlik ilkesi temel alınarak belirlenmesi gerektiği belirtilerek, şunlar kaydedildi: “Eğitim anadilinde ve özgürlükçü, laik ve bilimsel bir içerikte yapılandırılmalı; bireye kendisini yetkinleştirme, özgürleştirme kısacası kendini gerçekleştirme olanağını sunan bir anlayışla oluşturulmalı; yurttaşlar arasında dayanışmayı artıran ve paylaşıldıkça çoğalan bir değer olarak düzenlenmelidir. Tüm düzeylerinde demokratik, anadilinde ve ücretsiz eğitim esas olmalı; eğitim bu ülkenin tüm halklarına, dillerine, dinlerin, inançlarına, inancı olmayanlara, cinsiyetlerine ve cinsel yönelimlerine, yaşam tarzlarına, dünya görüşlerine eşit ve saygılı bir yaklaşıma sahip olmalıdır. Bu yaklaşım doğrultusunda son dönemlerde gündeme gelen çocukların din ve inanç özgürlüğünü tehdit eden ve eğitimin laik olması gerekliliği ilkesini yok sayan tüm uygulamalar durdurulmalıdır.”